Allah bir an evvel canımı alsın diye kelimeyi şahadet getiriyordum
CUMHUR Ataş da o sessiz kahramanlardan biri.
İçeride 10 saat kalıp korkunç acılar yaşadıktan sonra kurtarıldı. Ama hiçbir şey, kurtarılmakla, yeryüzüne sağ salim çıkmakla, gün ışığı görmekle, temiz hava solumakla bitmiyor. İnanılmaz travmalar oluşuyor onlarda. Cumhur’u aradığımda psikologdan yeni çıkmıştı. Önümüzdeki günlerde uzmanlarla, madencilerinin ve ailelerin yaşadıkları travmayı da konuşmak istiyorum...
İsim?
-Cumhur Ataş.
Yaş?
-28.
-28.
Cumhur, o madenden 10 saat sonra çıkarıldın. Allah’a şükür hayattasın. Neler anlatırsın?
-Ne anlatayım... Azrail’le mücadele ettik, Azrail’le boğuştuk! Hayatta olmam tamamen şans eseri.
-Ne anlatayım... Azrail’le mücadele ettik, Azrail’le boğuştuk! Hayatta olmam tamamen şans eseri.
Kaç kişiydiniz?
-180-200 arası.
-180-200 arası.
Patlama olduğunda neredeydiniz?-Çalışıyorduk, haber geldi “Patlama oldu” diye. Sonra dumana maruz kaldık.
Kaçabildiniz mi dumansız bir yere...-Evet. Temiz havaya ulaştığımız dönemler oldu. Ama duman o kadar korkunç bir şey ki, peşinden geliyor adamın. Kaça kaça bir hal olduk. “Duman geliyor, yere yatın!” diye bağırıyorlardı, seni ayakta yakalarsa bitiyorsun, patır patır yere devriliyordu insanlar...
Gözünü kapattığında ne hatırlıyorsun peki?
-Ölen arkadaşlarımı... Onların çektikleri acıyı. Öyle anlattıkları gibi kolay ölmediler. Canlarını öyle kolay vermediler. Burunlarından, kulaklarından kan geldi. Her yerdeydiler. Onları hatırlıyorum. Çaresizliğimizi, onlara yardım edemeyişimizi...
-Ölen arkadaşlarımı... Onların çektikleri acıyı. Öyle anlattıkları gibi kolay ölmediler. Canlarını öyle kolay vermediler. Burunlarından, kulaklarından kan geldi. Her yerdeydiler. Onları hatırlıyorum. Çaresizliğimizi, onlara yardım edemeyişimizi...
Taşları, demirleri ısırarak hava solumaya çalıştık














