İhmal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İhmal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2014 Cuma

İtiraf ettiler: "Yaşam odası kapalıydı. Trafo ile ilgisi yok"



Soma'da maden ocağında gerçekleşen iş cinayetinin ardından, maden ocağının sahibi Soma Holding A.Ş. tarafından basın toplantısı düzenlendi.
Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik ve şirketin İnsan Kaynakları Direktörü Celalettin Gökaşan'ın katıldığı basın toplantısında Ramazan Doğru, "Yaşam odası kapatılmıştı. Yenisi hazırlanıyordu" dedi.
Doğru, facianın trafo kaynaklı olmadığnı söyleyerek; "Kazanın nasıl olduğunu bilirkişiler söyleyecek. Trafoyla ilgisi yok. Kaza 140 kodunda 4'üncü bant diye tabir ettiğimiz anayolumuzda meydana geldi. Tespit edilmesi mümkün olmayan kızışma yukarıdan düşen korların ve havanın hızıyla yangın şiddetini artırdı. Kaybettiğimiz insanların çoğunu şahsen tanıyorum çok büyük bir acı içerisindeyim"ifadelerini kullandı.
Ramazan Doğru; "En son denetim Mart ayında yapıldı. Denetçilerimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlıdır" dedi.
Soma’daki Maden Ocağının İşletme Müdürü Akın Çelik, "Kazanın nasıl olduğunu bizde bilmiyoruz. Şimdiye kadar böyle bir şeye rastlamadık. Ocak içerisinde metangazı, oksijen ve karbonmonoksit sensörleri var ve sensörlerden gelen değerler var. Kaza öncesi böyle bir şey hissedilmedi" diyerek "Yoğun duman görüş mesafesini 1 metreye düşürdü" şeklinde konuştu. Sensör raporlarına savcılık tarafından el koyulduğunu belirtti. 
"18 YAŞIN ALTINDA VE TAŞERON İŞÇİ YOKTU"

15 Mayıs 2014 Perşembe

Bir tek Türkiye'de yok

sığınma odaları Bir tek Türkiye'de yok

3 yıl önce Zonguldak Kozlu’da meydana gelen facianın ardından maden yönetmeliğinde zorunlu hale gelmesi istenen ancak kabul görmeyen ‘kaçış-yaşam odaları’ ‘Soma’yla yeniden gündeme geldi. 40 kişi kapasiteli bu odaların fiyatı yaklaşık 250 bin dolar. Yani 5 milyon dolara 20 odayla tüm Soma madencilerini kurtarmak içten bile değildi.
Hürriyet'ten Ahmet Can'ın haberine göre, Soma’da önceki gün gerçekleşen ve tüm Türkiye’yi yasa boğan faciayla birlikte madenlere yönelik yönetmelikteki eksiklikler bir kez daha gündeme geldi. Dünyada sadece Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerde yönetmeliklerde bulunmayan ‘Rescue Chamber’ yani kaçış veya yaşam odası ne yazık ki Türkiye’de de zorunlu olmadığı için bir çok maden ocaklarında kurulmuyor. Bu da maden ocaklarında yaşanan kazalarda işçilerin hayatını kaybetmesinin en büyük sebebi olarak gösteriliyor.
30 GÜNLÜK İHTİYAÇ
Dünyadaki birçok ülkedeki kullanılan ‘kaçış odaları’, özellikle madenlerin en hayati tedbirleri arasında yer alıyor. Yaşanacak maden ocağı kazalarında işçilerin ilk sığınacakları yer olarak tasarlanan ‘kaçış odaları’nın her biri 40 kişiye kadar koruma sağlayabiliyor. Odaların içindeyse su, yiyecek, oksijen, sağlık çantaları ve telefon gibi hayati ihtiyaçlar bulunuyor. Günlük ortalama bir kişinin ihtiyaçlarının hesaplandığı kaçış odalarına sığınanlar 30 günün üzerinde içinde yaşayabiliyor. Bu da kurtarma ekiplerinin kaçış odalarına sığınan işçilere ulaşabilmesini için yeterli zamanı sağlayabiliyor.
18 MİLYON LİRA
Kaçış odalarının kullanıldığı bir maden kazası Şili’de yaşanmıştı. Yaklaşık 4 yıl önce Şili’nin San Jose şehrindeki maden ocağında 33 madenci yerin 700 metre altın kurulan kaçış odasına sığınmış ve bu mağdenciler yaklaşık 80 gün sonra sağ olarak kurtulmayı başarmıştı. Kaçış odalarının kapasiteleri 12 ila 40 kişi arasında değişiyor. 12 kişilik kaçış odalarının fiyatı 80 bin dolardan (160 bin TL) başlarken, yaygın olarak kullanılan 40 kişilik odaların fiyatı ise 200 ila 250 bin dolar (400-500 bin TL) arasında değişiyor. Soma mağdeninde çalışan 780 kişinin ihtiyacı için ise yaklaşık 20 adet kaçış odası bulunması gerekiyordu. Bunun işletmeye olan maliyeti ise 5 milyon dolar (10 milyon TL) civarında bulunuyor.
Şirketler sundu kabul görmedi
Kaçış odaları dünyadaki birçok ülkenin madencilikle ilgili olan yönetmeliklerine girmiş durumda. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Pakistan ve Afganistan gibi ülkelerde kaçış odalarına yönelik bir düzenleme yok. Türkiye’ye kaçış odaları ithal eden şirketlerin yöneticilerinden aldığımız bilgilere göre şirketler hazırladıkları projeleri ilgili kurumlara ve bakanlıklara sundu. Türkiye’deki yaklaşık 1000 maden ocağını kapsayan projede ithal kaçış odaları kullanılacaktı. Ancak kaçış odaların için hazırlanan projeler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında kaldığı için projeler de askıya alındı. Öte yandan Türkiye’de kaçış odalarının üretimi gerçekleşmiyor. Şirket yetkilileri bunun sebebi ise Türkiye’de yönetmelik olmamasından dolayı maden ocağı işletmelerinden kaçış odası talebi gelmemesi olarak yorumlanıyor.
Soma’da sadece 1 adet iddiası
SOMA Holding’in patronu Alp Gürkan, meydana gelen faciadan bir yıl önce, Soma’daki maden ocaklarında olası bir kaza anında 500 işçinin günlerce yeme-içme ihtiyacını sağlayacak, nefes alabilecekleri ‘yaşam odaları’ oluşturduklarını iddia etmişti. Hatta, Soma’daki ocaklarda yaptıklarını, daha sonra satın aldığı Merzifon’daki ocaklarda yapacakları yenilemelere örnek göstermişti. Elde edinilen bilgilere göre Soma’da sadece bir tane ‘kaçış veya yaşam’ odası kurulduğu bunun da yeterli olmadığı ifade ediliyor.
Yaşam ODALARI
-30 günün üzerinde yaşama şansı
-Kişi başı günlük 2 bin kalori yiyecek
-Kişi başı günlük 1 litre içme suyu
-Telefon bağlantısı
-Oksijen deposu
-Klima
-Elektrik için batarya sistemi
-Karbondioksit temizleme filtreleri
-İlk yardım çantaları
Soma’da işçi ücretleri

Kömürleşen cesetlerin, kömür karasından daha koyu vicdanlara yenildiği yer: SOMA

Kömürleşen cesetlerin, kömür karasından daha koyu vicdanlara yenildiği yer: SOMA


ÖLEN ÖLÜR, KALAN 'BAĞLAR' BİZİMDİR!

Bu madenden ‘kömür’ çıkar… Bu madenden ‘ceset’ çıkar… Bu madenden ‘metan gazı’ çıkar… Ama bu madenden bir ‘Güney Kore’ çıkmaz!.. Çünkü kömürleşen cesetlerin kömür karasından daha koyu vicdanlara yenildiği yerdir burası!..

Bin altıyüz lira kazanmak için girmişlerdi yerin iki kilometre altındaki mezarlığa… Devletlû çocukları yatak odalarında yedi para kasasıyla yatarken, onlar yerin yedi kat dibinde yanacaklardı rızkları için… Haramzadelerin babaları yatarken haramîlerin önüne, onlar yanık cesetleriyle yatacaklardı, ateşin, umursamazlığın, ihmalin, tedbirsizliğin ve yitip giden ‘sosyal devlet’in önünde…

Hayır, kimse beklemesin buradan bir Güney Kore, bir Makedonya, bir Avustralya, bir Portekiz, bir Japonya çıkmaz… ‘Hızlı tren’den çıktı mı? Reyhanlı’dan çıktı mı? Kıyı emniyetçilerin emirle ölüme gönderildiği Şile’den çıktı mı? Afyon’dan çıktı mı? Ölen ölür, kalan ‘bağlar’ bizimdir!..

Bu güne değin en çok tıklanılanlar